TMO’nun buğday için açıkladığı 13 bin 500 TL’lik fiyatın maliyetin çok altında olduğunu vurgulayan Turanlı, “Bir çiftçinin buğday maliyeti 16 bin liranın üzerinde. Açıklanan fiyat sadece yetersiz değil, alım sırasında daha da aşağı çekiliyor. Ekmeğin 12.5 TL olduğu Adıyaman’da çiftçi bir kilo buğday satsa bir ekmek bile alamıyor. Gerçek enflasyonu vatandaş pazarda, markette görüyor zaten” dedi.
“Asrın felaketinden sonra bir darbe de doğadan!”
Adıyaman’da haftalardır devam eden hasat, çiftçinin umudunu tüketti. Kuraklık, dolu ve don nedeniyle ürün rekolteleri büyük düşüş yaşadı. Turanlı, “Depremin ardından toparlanmaya çalışırken şimdi doğa koşullarıyla mücadele ediyoruz. Bu yıl çiftçi umutlarını toprağa gömdü. Elde edilen verim dekarda 150-250 kilogram buğday, 80-120 kilogram nohut… Bu verimle tarım sürdürülemez” ifadelerini kullandı.
Turanlı, bölgede yaşanan su sorununa da dikkat çekerek, “Türkiye’nin en büyük barajı olan Atatürk Barajı göl suları Adıyaman’ı çevrelemesine rağmen, çiftçimiz bu sudan faydalanamıyor. Şanlıurfa suyun nimetlerinden yararlanırken, biz suya sadece bakıyoruz. Bu bize reva mı?” diyerek tepkisini dile getirdi.
“Adıyaman’ın Acilen Afet Bölgesi İlan Edilmesi Gerek”
Varımızı yoğumuzu toprağa verdik, karşılığı hüsran oldu. Bu yıl çiftçilerimiz tüm varını yoğunu üretime bağladı” diyen Turanlı, yüksek girdi maliyetlerine rağmen üretimden vazgeçmeyen çiftçilerin krediyle ekim yaptığını söyledi. Ancak iklim değişikliği, geç gelen ve yetersiz kalan yağışlar ile birlikte yaşanan don ve dolu olayları, umutları tüketti.
“Depremzede çiftçimizi depremdeki gibi unutmayın!”
2025 yılının çiftçiler için son yılların en zorlu üretim dönemi olduğunu vurgulayan Turanlı, devletin acilen ek destek paketi açıklamasını istedi:“Mazot ve gübre desteği olmadan bu üretim sürdürülemez. Elde ettiğimiz gelirle tarlaya yeniden sürecek mazotu alamayız, tohum olsa gübreyi alamayız. Para yoksa umut da yok. Eğer bu gidişe dur denmezse, kırsalda tarım bitecek ve kentlere göç kaçınılmaz olacak. Tarımın sürdürülebilirliği için üreticinin yanında olunmalı. Çiftçi artık son nefesini boşa harcamamalı!”






















