Bazen yöneticilerin en büyük farkı, makam odasında değil, vatandaşın kapısında belli olur. Adıyaman Valisi Osman Varol’un Örenli Kalıcı Deprem Konutları’na habersiz yaptığı denetim de bunun en güzel örneklerinden biri oldu.
Vali bey, gidip asansörün temizliğine, su deposuna, kazan dairesine bakıyor. Kimileri için küçük ayrıntı gibi görünen bu işler, aslında vatandaş için hayatın ta kendisi. Çünkü bozuk bir asansör, kirli bir depo ya da ihmal edilmiş bir kazan dairesi, insanların günlük yaşamını doğrudan etkiliyor.
Bir valinin görevi de işte budur: Vatandaşın derdini yerinde görmek, sorunları dinlemek ve çözüm için adım atmaktır. Sadece protokol konuşmalarıyla, törenlerle valilik yapılmaz. Halkın içine girmek, “ben buradayım” demek gerekir.
Ama altını çizmek gerekir ki bu tür denetimler tek seferlik olmamalı. Eksikleri görmek ve gidermek için bu ziyaretlerin sık sık yapılması şart. Çünkü sorunlar bir günde bitmez, yeni ihtiyaçlar her zaman ortaya çıkar. Halkın sesine kulak verildikçe, çözüm yolları da kendiliğinden bulunur.
Vatandaş şunu görmek ister: Yöneticisi sadece şikayet geldiğinde değil, günlük hayatında da yanında olsun. İşte o zaman devletin gücü hissedilir, güven duygusu artar.
Kısacası, vatandaşın sorununa kulak veren, denetimlerini sürekli kılan ve sahada olan her yönetici sadece görevini yapmakla kalmaz; aynı zamanda gönülleri de kazanır. Adıyaman’da bugün yaşanan tam da budur.
Ve unutmamak gerekir ki; bu yaklaşım sadece bir valinin değil, görev başındaki tüm yöneticilerin sorumluluğudur. Vatandaştan uzak duran değil, vatandaşa dokunan, sahaya inen, sorunları yerinde gören yöneticiler bu ülkenin gerçek ihtiyacıdır.
Özellikle deprem konutlarında yaşayan ve yaşamaya hazırlanan vatandaşlarımızın sorunları ertelenemez. Buradaki her eksiklik doğrudan günlük yaşamı etkiliyor. O yüzden çözümler etkili, kalıcı ve hızlı olmak zorunda. Çünkü vatandaşımızın hak ettiği şey sadece bir çatı değil, güvenli, huzurlu ve yaşanabilir bir yuva.
