Adıyaman, yıllardır sosyal, ekonomik ve siyasal sorunlar yumağında, çoğu zaman kendi başına, çoğu zaman da unutulmuş bir kent gibi yaşam mücadelesi veriyor.
Ve ne yazık ki, bu mücadele 6 Şubat’ta yaşadığımız asrın felaketiyle bir kırılma noktasına ulaştı.
Şehir yıkıldı, hayatlar altüst oldu.
Ama en acısı, yıkılan sadece binalar değildi; umutlarımız, güvenimiz, inancımız da enkaz altında kaldı.
Bu yıkımın ardından beklenen ise, yeniden inşa ve ihya sürecinde Adıyaman’a bir el uzatılmasıydı. Ancak bizi yönetenlerin büyük bir kısmı, bu tabloya hala “her şey yolundaymış” gibi bakmaya devam etti.
İşte bu ilgisizlik ve boş vaatler, 31 Mart yerel seçimlerinde karşılığını buldu.
Adıyaman halkı yılların getirdiği bıkkınlığı bir değişim iradesine dönüştürdü ve CHP adayı Abdurrahman Tutdere’yi, aynı zamanda bir milletvekili olarak tanıdıkları, güvendikleri bir ismi belediye başkanı seçerek sandıkta net bir mesaj verdi:
"BU MEMLEKET SİZİN ANLATTIĞINIZ GİBİ İYİ YÖNETİLMİYOR" dedi
Tutdere’ye verilen destek tesadüf değildi.
Adıyamanlılar onun söylemlerinde bir umut, bir vizyon, bir gelecek hayali gördü.
“Doğumdan yaşlılığa kadar her Adıyamanlının yanında olacağız” dediğinde insanlar inandı.
Her mahalleye kreş, okullara beslenme desteği, halk ekmek, öğrenci bursları, kadın dayanışma merkezleri, yoksullukla mücadele, torpilsiz istihdam, kentsel dönüşüm, HalkKart, Hastane Taksi Uygulaması, çiftçimize yem, fide, gübre desteği, çiftçimiz ve besicilerimize (hayvancılarımıza) alım garantisi, Suyun daha ucuza verilmesi, Engelli vatandaşlarımız için aylık 2 bin TL’lik Engelli Kart’ı, Otopark Ve Otobüs Durağı Sorununu Çözümü, 6 Şubat deprem anıtı, Belediyeye ait sosyal konutlar, evlilik desteği, emekçinin ekmeği ile oynamama gibi, bunların hepsi sizin vaadinizin parçalarıydı.
Ama aradan geçen bir yılı aşkın sürede, bu vaatlerin çoğu sadece seçim meydanlarında yankılanan sözler olarak kaldı.
Bugün gözle görülür değişiklikler, önceki dönem Belediye Başkanı Süleyman Kılınç döneminde başlatılan altyapı çalışmaları, birkaç konser, birkaç yeni otobüs ve Ramazan ayına özgü yardımlarla sınırlı.
Elbette Adıyamanlılar sabırlı insanlardır. Ama sabır da bir yere kadardır.
Şimdi yavaş yavaş sesler yükselmeye başladı.
Çünkü bu şehir artık laf değil, icraat istiyor.
Güzel sözler değil, somut adımlar görmek istiyor.
Çünkü artık herkes biliyor ki; Bir kenti geleceğe taşıyan, sadece sözler değil, sözlerin arkasındaki eylemlerdir.
Sayın Tutdere, yerel yönetimin en güçlü makamı sizsiniz.
Bu şehir sizi inançla seçti, şimdi ise sabırla bekliyor.
Ama unutmayın, sabrın da bir ömrü vardır.
Ve eğer umutlar karşılıksız kalırsa, bu defa hayal kırıklığı daha da büyük olur.
